Neden Minimalizm

Dünyada 1960’lardan itibaren gelişen minimalizm, sadeliğin öne çıktığı, hayattaki fazlalıklardan kurtulmaya dayanan felsefi bir akım. Sanatta, örneğin tiyatrodaki minimalizm de buna uygun olarak sahnedeki fazlalıkların atılması, gereksiz süs püs ve gösterişten kaçınılması, dolayısıyla ihtişam ve sanatsal büyüklüğü kalabalıklarda, nicelikte değil, özde, yaratının büyüklüğünde ve orijinalliğinde aramak gerektiği anlamını taşıyor. Minimalist tiyatroda çoğu zaman boşluk, dekordur. Seyirciye boşluğu fark ettirmeyen, doğal ve vurgulanması gerekeni ortaya çıkaran ışık tasarımı, minimalist sanatın en önemli unsurlarındandır. Hemen hemen, bazen tamamen boşlukta, seyirciye zamanı, mekanı anlatacak olan yönetmenin, diğer yönetmenlerden daha yaratıcı olması gerekir. Minimalizm, tiyatro sanatının yaratıcısı olan yönetmen için bir meydan okumadır.

Anadolu kültüründe de “Hiçlik” önemli bir yer taşır.  Mevlana’nın “Çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluktur” sözü Anadolu insanının felsefesini anlatır aslında. 

İnsan kendi yaratıcı kaynağına ulaşmak için öyle olgunlaşmalı, büyüdükçe öyle küçülmeli ki “Hiç”in yaratıcı gücüne tekrar ulaşmalı… 

Ölümsüzlük ancak yaratıcı, akılda kalıcı işler yaparak, hatırlanarak olabilir. Sizi hatırlayan son kişi de ölmeden, ölmüş sayılmazsınız çünkü.

Uluslararası yönetmen ve oyuncu Kemal Başar, daha yaratıcı bir yaşam için “Hiçlik”i ve “Minimalizm”i öneriyor.

Etkinlik Galerisi

Tiyatro Keyfi © 2026. Tüm Hakları Saklıdır.